top of page

Patron Şirketlerinde Görülen 7 Tehlikeli Alışkanlık

Patron Şirketlerinde Görülen 7 Tehlikeli Alışkanlık

Türkiye'deki KOBİ ve aile şirketlerinde sıkça karşılaştığım bazı tehlikeli alışkanlıkları sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Bu tehlikeli alışkanlıklar sadece şirketin büyümesini engellemeyip, patronu da çalışanı da yormakta, işlerin tıkanmasına sebep olmakta ve patronun özgürlüğünü de elinden almaktadır.



1️⃣ Her şeyi ben bilirim sendromu

Her kararı kendisi veren patron, kimseye danışmadığı için, profesyonellere de alan açmaz. Bu alışkanlık, şirketi sadece patronun bilgisiyle, deneyimiyle ve aklıyla sınırlı hale getirir.


2️⃣ Kararları yazısız, kuralsız, kişisel olarak almak

Bugün Ali'ye başka şekil, yarın Veli'ye başka şekil muamele. Personellere farklı muamelelerde bulunmak, gün gelir şirket içi adalet ve güven duygusu zedeler.


3️⃣ Profesyonel yöneticileri "kiracı" gibi görmek

Yetki devretmez, müdahale eder, profesyonel yönetim ortamını yaratmaz.


4️⃣ Aile şirketini şirketten önce aile olarak görmek

Hemen her aile şirketinde gözlemlediğim ortak bir durum bu. Aile üyeleri liyakat gözetilmeden pozisyonlara getirildiği için, bu da diğer çalışanların motivasyonunu bozar.


5️⃣ Finansal disiplinsizlik

Kasa, patronun kişisel cüzdanı gibi görülür. Kişisel harcamalarla şirket karıştırılır.


6️⃣ Sistemsiz büyüme ve yatırımlarda 'duygusal' kararla

Analiz yapılmadan, fizibilitesiz, yakın çevre baskısıyla büyüme ve yeni yatırımlara girilir.


7️⃣ Geleceği planlamamak (Bugün varız, yarını Allah bilir mantığı)

Kurumsal hedefler, iş planları, stratejiler yoktur. Şirket her an patronun psikolojisine bağlı bir hale gelir. Adeta her şey patronun iki dudağı arasındadır.


🔍 Ne yapmalı?

  • Patron odaklı değil, sistem odaklı yönetim modeli kurmalı.

  • Profesyonel kadrolara alan açmalı.

  • Kurumsallaşmayı bir korku değil, patronu özgürleştiren bir süreç olarak görmeli


Peki sizce patron şirketlerinin en büyük açmazı/açmazları nedir? Değerli görüşlerinizi yoruma bekliyorum.

bottom of page